derki, Nisan 2012
Yogi Adnan Hoca ile Yoga Üzerine...

Yogibaba Adnan Çabuk

Hatice Kapudere:
Yoga hayatınıza nasıl girdi? Neler hissettirdi? Yogadan sonra hayatınız nasıl değişti?

Yogi Adnan Hoca:
Newyork'ta yaşıyor ve tai chi öğretiyordum. Thai Chi denge üzerine kuruludur, zihinsel denge oluştuğu zaman içsel denge de oluşur. Bu yogada da vardır. Tai Chi de bu çok güçlüydü. Ayrıca estetikti, güzeldi, bende gencim, çok havalıydı. O zaman Tai Chi'yi çok derin anlamamıştım, çok yüzeysel anlamıştım. 10-15 sene tai chi yaptım, hoca oldum. Aerobik yaparken bir gün dizlerimi incittim. Kötü hocanın eline düşmeyeceksin, hocam beni uyarmadığı için dizlerim incindi. bu herşeyde böyle, yogada da böyle. Dizimi incittiğim gün içimdeki ses artık yoga yapacaksın dedi. Bu yogaya başlamamın fiziksel anlatımı. Ama sonra anladım ki işin felsefi boyutu var, yoga sadece fiziksel birşey değil. Biz hayatımızın her anında bir platformdayız. Rollerimiz var. Bazen başrol, bazen figüran rolündeyiz. O rolün gereğini yapıp iyi bir oyun sergilersek yeni bir platform bizi bekliyor. Bu oyunları sergilerken o hakettiğimiz ya da zamanı gelen neyse karşımıza çıkıyor. O gün benim için yeni adım yogaydı.

İkinci soruna gelirsek yoga hayatımda ne değiştirdi? İlk önce yogayı fiziksel boyutta yaptım. Bir yoga hocasıyla başladım, hemen ilk gün en zor hareketleri yaptırdı. Bu böyledir genellikle, ben iyi hocayım zor şeyler öğreteceğim diye hemen ilk gün zor hareketler gösterirler. Bende cambazlık yaptım. Formda olduğum için becerdim. Ama sonra bunun bu kadar basit olamayacağını hissettim, yoga bu olamaz dedim. Bunu öğrenmeye karar verdim, kitaplar aldım. Kalkan'a , sevgili dostum Turhan Kaşo'nun yanına Clup Patara evlerine geldim, şamanlık yaptım, yoga öğrettim. Orda idrak ettim ki ben yogayı öğretecek bilgide değilim, yani gerçek yogayı. Evet hareket gösteriyorum ama yoga bu değil. İncitebilirim insanları, anatomi bilmiyorum, hareketin neye yararlı olduğunu tam bilmiyorum. Buna hakkım yok dedim, öğreteceksem adam gibi öğrenmem lazım. Bu en iyi Hindistan'da öğrenilir dedim hemen planladım. Svananda aşrama gittim, , sertifika almak kısmet oldu. Çok iyi bir temel oldu etiğiyle, anatomi bilgisiyle 175 kişi vardık, en çok soru soran 4 kişiden biriydim. Sonra anladım ki içine girdikçe bu konu çok derinmiş, Sivananda yeterli değil, bu daha işin A'sı. Ben bir guru bulmalıyım dedim ve yola çıktım. Kundalini'ye kafayı taktım. Kundalini'yi muhakkak keşfedeceğim diye bütün Hindistan'ı taradım, Kundalini master aradım ve Atree'yi buldum. 

Yoga ne getirdi hayatıma? Yoga bana çok uydu, kılıf gibi geldi. Derim gibi oldu ve ben artık yogayı hiç bırakamayacağımı idrak ettim, meğer ben buymuşum dedim. Tai Chi'yi bulduğumda ben sporumu buldum demiştim. Yogayı üzerime kılıf gibi giydikten sonra Tai Chi hayatımdan kayıp gitti.Yoga da enerjinin devamlılığını gördüm. Şuursal bir açılma oldu. Daha evrensel, daha az materyalist, daha az bencil, daha dikkatli, daha hassas olma hali başladı. Ve insanlara yogayı öğretirken vermekte olduğum o hizmetin olmazsa olmaz olduğunu anladım. Ben çok faydasını gördüğüm için bunun çok yayılması gerektiğini anladım. Ve karar verdim ben yogayı Türkiye'de yayacağım tanıtacagım dedim. Amerika'yı, İtalya'yıbıraktım ve Türkiye'ye geldim, yayayaca İyi ki de gelmişim. Yaşamımın bir anlamı oldu. Bir kazanova ya da maceraperest hayatı yaşarken, hayatımın bir hizmete, bir manaya dönüşmesi benim için büyük bir nimet oldu; yoksa hayatım heba olacaktı. Şimdi bir kaç kişi mutlu benimle çalışmaktan, dualarını alıyorum. Ne mutlu ki buluştuk.


Hatice Kapudere:

Yoga bir anlamda sizin yaşam amacınız, dharmanız mıydı? 

Yogi Adnan:
Ben yogayı öğrendikten sonra, anladım ki benim dharma'm(hizmet yolum) yogaymış. çünkü bana çok uygun geldi. Ben tai chi, pandomim, müzik hocası bir sürü şeyin hocası olabilirdim. Fakat hiçbirisi beni yoga kadar mutlu edemezdi. Onun için benim dharmam buymuş, yaradana şükrediyorum ki bana bunu gösterdi, nasip oldu. Bir adım attık ama yol daha çok uzun hep beraber gideceğiz inşallah.

Ben yogayı tanıdıktan sonra sufizmede merak sardım. Hakikat arayışında bütün dünyadaki sistemleri tarıyordum. Nedir hakikat? Bunun aramak için yıllarca dünyayı dolaştım. yoganın sufizmle mükemmeliyet kazandığını gördüm. Sufizmde yogayla mükemmeliyet kazanıyor. Bu ikisini birleştirdik ve bu şekilde öğretiyoruz.

Yoga dünyada ve Türkiye'de gerçek anlamını buluyor mu? Olması gerektiği şekilde anlaşılıyor ve öğretilebiliyor mu? % 10 belki klasik anlamda hedefine ulaşıyor diyebilirim. Onun dışında % 90 kabuğunda kalıyor. Bütün dinlerde ve diğer öğretilerde de olduğu gibi. Gerçek söylenenle uygulanan aynı olmuyor. Yogada da en güzel hareketleri yapar sonra gider yalan söylerseniz yoga olmaz. Gördüğüm kadarıyla, ancak % 10 gerçekten yogayı felsefesiyle uyguluyor. Bu heryerde böyle, Amerika da da Hindistan'da da böyle. Zannetmeyin ki Hindistan da daha çok spiritüel insan var. En çok nerde var biliyor musunuz? Anadolu'da. Amerika'da ders verdim, Hindistan'da ders verdim. En fazla spiritüel derinliği olan yer Anadolu. Mu medeniyetinin 16. kolonisi Türkler. Yani bu bizim genetiğimizde var. Anadolu gerçekten önemli ve önemi artacak. Mevlana'ya bakarsak, bayrağı alıp gittiğini görebiliriz tüm dünyada. İnsanlar artık Mevlana'yı takip ediyor. Çünkü çok güzel anlatıyor. Birçok öğreti doğruyu yakalıyor, ama yakalamak demek verebilmek demek değil. Mevlana şiirleriyle hakikati en iyi ifade eden kişidir. Kimse Mevlana kadar derin, süslü ve nameli söyleyememiş, zerafetle söyleyememiş.


Hatice Kapudere:

Yoga kader bağlantısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Farkındalığımız arttıkça kendi seçimlerimizi mi yapmaya başlıyoruz? Kendi kaderimizi çizdiğimiz yer neresidir?

Yogi Adnan Hoca:
Genel bir çizgi kaderimiz var. Nedir o? Doğduğum ülke şehir, annem, babam. Bu değişmez. Bundan sonraki yaşamımdaki bütün dekor bize bırakılmış. Bize bırakılmış derken, yaradanın bize vermiş olduğu beyin kapasitemizin, öz bilgeliğimiz. İçimdeki bilgelik kaderimizin devamını getiriyor. Kapasite çok önemli. Kendi denetimimdeki öz bilgelik. Geçmişinden gelen bilgi, çocukluğu, yetişmesi, akrabası, okulu, toplumun kuralları onun arabası. O arabayı kullanacak. Ama en önemlisi yaradanın ona bahşetmiş olduğu kapasite. Aşrama, dergaha gelenlere çok bilgi veriliyor ama herkes farklı düzeyde anlıyor. Çünkü biz herşeyi kendi beynimizle anlayacağımızı sanıyoruz. Birde kalbimizin beyni var. Dünyasal kaygılarla kalınca olmuyor. Kalbiyle iletişimde olsa doğruları yaparak yeterince para kazanacağını bilecek. Ama kalp açık değilse, yeterince açık değilse, mesaj yavaş kalıyor. Beynin hızına yetişemiyor. 


Hatice:

Hocam o zaman kalp beynimizi açmak gerekiyor öyle mi?

Yogi Adnan Hoca:
Evet sadece beyni değil, kalbi açmak. Yoga beynimizi kesinlikle geliştiriyor. Fakat kalp gözümüzü açamazsak materyalist cambaz oluruz. Çok meşhur oluruz, para kazanırız, güçlü oluruz, zekamız çok ilerde olur. Ruhanilik yönümüz gelişmez. Yogadan gidilir. Ben sufizmi zerafet içinde görüyorum. Yoksa aynı seyi yogada söyler sufizmde söyler.


Hatice Kapudere:
Dünyevi konuları bırakmak için daha yardımcı oluyor, yani adanmak var değil mi hocam?

Yogi Adnan Hoca:
Şöyle açıklayayım. Yogada yama nyama diye iki bölüm var. Karma yoga, inyana yoga? bhakti yoga.,Bunlar yama nyama içindedir.7 branşlı yoga diyorz buna ve yoga yaparken bütünüyle yaptığımızda o yedi branşı yapıyoruz. En son basamak aydınlanmadır, onu sayamayız. Sufizmin özelliği şurda. Bhakti le başlıyor. Bir adım önde.Yogada bu çok yavaş ilerler. Güçleniyorsun, hava atıyorsun, dik oturuyorsun. Çok çalışıyorsun ta ki arınıp arınıp arınıp o yumuşaklığa ulaşana kadar. Sufizmde hemen egonu bırakıp bhaktiyle başlamak zorundasın, bu nedenle bir adım önde başlıyor. Bhakti karma ve inyana ile başlıyor. Hizmet edeceksin(karma), neyi aradığına bakacaksın(inyana) ve inançlı olacaksın(bhakti). evrensel oluşumun varlığına inanacaksın. Hocan varsa hocana teslim olacaksın. Yaradana teslim olacaksın, bu sana mütevazilik getirecek. Yogada bunlara ulaşmak uzun zaman alır, ama sufizmde hemen başlayacaksın bunlara. Bu nedenle sufizm çok önemli. Yoganın ilk avantajı sağlık kazandırnasıdır. 
 

Hatice Kapudere:
Yoganın farklı isimlerle sunulması hakkında ne düşünüyorsunuz? Özünde tek bir yoga var, ama özellikle Batı’da çok farklı isimlerle pazarlanabiliyor.

Yogi Adnan Hoca:
Gerçekten tek yoga vardır. Bu da asthangadır. Patanjali yogayı gayet güzel sekiz bölüme bölmüş. Daha sonra farklı hocalar yetişmiş Hindistan’da, bunlar haklı olarak kendi isimlerini vermişler. Ama aşağı yukarı hepsi aynı şeyi öğretmiş, Patanjali’ye sadık kalmaya çalışmışlar. Ama hepsi aynı sadakati göstermemiş. Gördüğüm okullar arasında en sadakatli davranan Swami Swananda olmuştur. Iyengar’ı tanıdıktan sonra bu işi onundan iyi kavramış olduğunu anladım. Ama diğer okulların hepsinde bu kadar önemsenmemiştir eskiye bağlı kalmak. Yani aslında tek yoga vardır. Batı’ya gelince iş değişmiş, Batılı ilgilenmez içine dönmeyle. Nasıl iyi görünürüm, nasıl sağlıklı dururum, nasıl kendime çok iyi bir meşgale bulurum. Ve onada dinamik yoga, power yoga, partner yoga gibi isimlerle yoga verilmiş. Ya yoga nasıl çift olur. Tantra yoga adı altında çift yoga yaptırıyorlar. Yoga ismi altında çok dejenere olmuş sistemler var. Bikram yoga var, Amerika’da çok yaygın. 40 derece odalarda yoga yapıyorlar. Bu yoga değildir, çok zararlı bir uygulamadır. Bu kadar sıcak bir odada nasıl nefes çalışacaksın? Nasıl meditasyon yapacaksın? Buna yoga demek ayıp. Yoganın köşesinden kenarından koparıp para kazanmak arzusuyla yapılmış çalışmalardır. Nasıl para kazanırım, sadece nefes yapıyor. Nasıl para kazanırım konsantrasyon, meditasyon yaptırıyor sadece. Ama hiçbirisi tam yoga olmuyor. Yoga olması için önce yama ve nyamanın anlaşılması lazım. Kişinin bunları hayatına maletmesi lazım. 


Hatice Kapudere:

O zaman gerçek yogayı tanıtmak için neler yapabiliriz hocam? Biraz daha yaygınlaştırabilmek için neler yapılabilir?

Yogi Adnan Hoca:
Felsefesini, gönülden anlatarak yapabiliriz bunu. Bu feslsefeyi anlatmadan yogayı anlatamazsınız. Yoga din değildir, gösteriş değildir. Meslek değildir, bunlar çok önemli konular. Kişinin kendi gücünü ortaya çıkarmak ve şuursal yapısını evrensel boyuta ulaştırmak için yapılır. Biz normalde kişisel şuurla yaşıyoruz.

Ne zaman ki kişisel şuurdan evrensel şuura açmaya başlıyoruz kendimizi gerçek yoga oluyor. 

Yoga Hindistan'da yazılı hale gelmiş vedalarla ve Hindistan'da hep uygulanmıştır. Dünyanın birçok yerinde Amerika’da Afrika da Asya da yoga yapan insan tabletleri bulunmuş olabilir ama bunun devamlılığını sağlayan Hindistan’dır. Vedalar yoga nasıl yapılır, neden yapılır, nefesler nasıl alınır. Bu bilgi dünyada hiçbiryerde çıkmadı, Vedalarla Hindistanda biraraya getirilmiştir. Ve Patanjali sutralarla yogayı toparlayıp bize sundu. Bu bir hediyedir bize. Yoga daha önce verilmiş bilgiler olabilir, ama bugün uyguladığımız yoga Hindistan yogasıdır.


Hatice Kapudere:

Alanya Aşram’da ne tür çalışmalar yapıyorsunuz, amacı nedir? Hindistan’dan çok büyük bir farkı var mı?

Yogi Adnan Hoca:
Biz Alanya Aşrama arınma kampı olarak başladık, böyle devam ettik. Oraya gelen kişi bir hafta kalacak, vegeteryan, organik besinler alacak; bol bol sağlıklı besinler, sebze meyva yiyecek. Bol bol yoga ve sağlıklı yürüyüşler yapacak. Yogayı yoga felsefesini anlayacak duruma gelecek. Bir paketle eski hayatına dönecek ve bu paketi hayatında uygulayacak, en azından bir miktarını hayatına geçirecek. Yoksa bu sadece bir tatil programı değildir. Bütün yaptıkalrımızın, niyetlerimzin, davranışlarımızın bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yapmış olduğumuz herşeyin evrene ve bütün insanlığa hayırlı olması dilegini bütün kalbimizle arzuluyoruz. Birlik İçinde.